MANŞETİ GÖSTER
Sağlık / 2011-12-22 21:22:22
Meme kanserinin görülme sıklığı her geçen gün artıyor

Meme kanserinin görülme sıklığı her geçen gün artıyor “Adını Feriha Koydum” dizisinin sevilen oyuncusu Vahide Gördüm’den sonra Deniz Uğur’un da meme kanseri olması dikkatleri bu hastalığın üzerine çevirdi. Türkiye’de her yıl 20 bin yeni meme kanseri vakası yaşanıyor.

Uzmanlar her yıl Türkiye’de yılda en az 20 bin kişinin bu hastalığa yakalandığına dikkat çekiyor. Sağlık Bakanlığı da bu nedenle 2011 yılını kanserde farkındalığı artırabilmek için “Kadın Kanserleri Yılı “ olarak kabul etmişti. Uzmanlar göre Ülkemizde yılda 4 bin 700 civarında yeni ‘genital kanser’ vakası görülüyor. Yumurtalık kanserleri de kadınlarda en sık görülen ilk 10 kanser arasında seyrediyor. Yılda yaklaşık 3 bin 800 yeni yumurtalık kanseri gelişiyor. Rahim ağzı kanseri görülme sıklığı ise yılda 1500 civarında ortaya çıkıyor.
 

ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ
 

Türkiye’de yılda en az 20 bin kişinin meme kanseri teşhisi aldığı bilinmekte ve ne yazık ki olguların büyük bir bölümü geç evrelerde teşhis edilmekte. Rahim ağzı kanseri, gelişmekte olan ülkelerde en sık ölüme yol açan kanserlerden. Yapılan kontroller sayesinde erken teşhis hayat kurtarıyor.”
 

35 YAŞ ÜSTÜ RİSK GURUBUNDA
 

Uzmanlar, meme kanserinin en önemli belirtilerinin “elle kontrolde kitle tespit edilmesi, yara oluşması ve şekil bozuklukları” olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle kadınların elle kendi kendilerine meme muayenesi yapmasının çok önemli olduğu vurgulanıyor. Ayda bir kez düzenli olarak yapılacak meme muayenesinde meme kanseri belirtilerinin pek çoğu fark edilebiliyor. Uzmanlar anne, kardeş, kız çocuk gibi birinci derece akrabasında kanser varlığı gibi ciddi bir risk söz konusu olan kadınların, 35 yaş üzerinde düzenli mamografi çektirmeleri gerektiğini belirtiyor.
 

KARS’TA BU HASTALIKLA MÜCADELE İÇİN KETEM VAR
-KARS’TA 20’DEN 70’E KADAR KADINLAR, KETEM’İN ÖNEMİNİ BİLMİYOR!
 

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından 2009 yılında Kars Devlet Hastanesi bünyesine entegre olarak kurulan Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM)’in halk sağlığı açısından önemi Kars halkı tarafından yeterince tanınmıyor ve bilinmiyor. KETEM yetkilileri, Karslı kadınların hastaneye gelerek düzenli olarak meme ve rahim ağzı taramalarını yaptırmalarını ve bu konularda eğitim almalarını bekliyor.
KETEM’e gelen kadınların bilgileri alınarak varsa hastalık öyküleri dinlenerek dosyaları dolduruluyor. Aile geçmişleri araştırılarak ailelerinde ve yakınlarında meme kanseri var mı? Diye öğreniliyor. Ayrıca kendi kendilerine meme muayenesi yapılması konusunda da eğitim veriliyor.
KETEM personeli, Kars il genelinde yaşayan 20 ile 70 yaş arasındaki bütün Karslı kadınları merkeze davet ederek, erken teşhis ve tedavinin hayat kurtardığına vurgu yapıyor.
KETEM’de görevli doktorlardan Elife Akbaba, dünyada her iki dakikada bir kadının rahim ağzı kanseri nedeniyle öldüğüne dikkat çekerek, KETEM’in Kars’ta yaşayan tüm kadınları bu hastalık ve meme kanserinden korumak için kurulduğunu ve ayrıca burada bu hastalıklardan korunmak için eğitimler verildiğini vurguladı.
KETEM’de görev yapan doktor ve yetkililer, Kars’ta yaşayan 20’den 70’e bütün kadınları merkeze davet ediyor. Bu da yetmezmiş gibi aile hekimleriyle diyalog kurularak il genelinde yaşayan tüm kadınlar telefonla tek tek aranarak bu merkeze gelip meme ve rahim ağzı kontrollerini yaptırmaları isteniyor. Merkezde ve merkez dışında da kadınlara kendi kendine meme kontrolü yapma eğitimleri veriliyor. Bu nedenle 30 ile 65 yaş arasındaki kadınların risk gurubu içersinde olduğu ve her 20 yaşını aşmış kadınların bu kontrolleri düzenli olarak yaptırmaları isteniyor.
Meme kanserinin memeyi oluşturan süt bezleri ve süt kanallarında ki hücrelerin anormal bir şekilde çoğalması sonucu oluşan bir kanser türü olduğu ve ülkemizde de sıkça rastlanan bir kanser türü olduğunun altını çizen Dr. Elife Akbaba, “KETEM’de, meme kanseri ve rahim ağzı kanserinin taramaları yapılıyor. Ayrıca uzman görevliler tarafından eğitimler verilmektedir. Ayrıca kadınlar kendi kendine meme muayenesi yapmaları öğretiliyor. 30 ile 65 yaşları arasındaki kadınlar tarama gurubumuzdadır. Erken tanı merkezi, halkımız üzerinde farkındalık yaratılması ve erken teşhisin önemini anlatılmak için kurulmuştur. Çünkü bu hastalıklar ne kadar erken teşhis edilirse o kadar da erken tedavi edilmiş olur. İnsanlarımın yaşama şansı daha yüksek ve kaliteli olur.”dedi.
 

HANGİ KADINLAR YÜKSEK RİSK TAŞIR
EMZİRMEK, KADINLAR İÇİN KANSERDEN KORUYUCU BİR FAKTÖRDÜR
 

Meme kanserinde ise 45 – 50 yaş üzerindeki kadınların risk gurubunda olduğuna da dikkat çeken Akbaba, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü. “Daha önce meme kanseri geçirmiş kadınlar, aile çevresinde özellikle annesi, kız kardeşi, halası, teyzesi meme kanseri olan kadınlar, hiç emzirmemiş kadınlar, (çünkü son yıllarda bayanların geç evlenmesi nedeniyle bu hastalıklarda artışlar meydana gelmektedir.). Ayrıca çok az çocuk yapmak ve emzirmemek gibi etkenlerde meme kanserinin artmasına sebep oluyor. Emzirmek kadınlar için kanserden koruyucu bir faktördür. Erken adet görmek ve geç menopoza girmek, uzun süre hormonlu ilaçlar kullanmak, kötü beslenmek, sigara ve alkol tüketimi, radyasyona maruz kalmak, ilk doğumu 30 yaşından sonra yapmak, meme kanserinde başlıca risk faktörleridir.
 

BU RİSKLER NASIL ÖNLENİR!
 

Bu risklerin azaltılması için öncelikli olarak kilonun azaltılması gerekiyor. Ayrıca sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak, emzirme, uzun süreli hormon ilaçları kullanmamak gerekiyor.
 

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
 

Meme başlarında özellikle kanlı ve kötü kokulu akıntıların olması, kitle, meme üzerindeki deride ödem olması, şişlik, ağrı, yine deri üzerinde portakal kabuğu gibi görüntü oluşması, iyileşmeyen yaralar oluşması, meme başlarında çekinti olması gibi belirtiler sonucunda ortaya çıkar.”
 

KADINLAR UTANMADAN BİZE GELSİN. KETEM’DE ÇALIŞAN HERKES KADIN
 

Dr. Elife Akbaba, Kars’ta aile yapısı gereği her yaştaki kadının utanmadan ve ihmal etmeden düzenli olarak kendilerine başvurmasını özenle isteyerek şunları söyledi.
“Biz diyoruz ki daha uzun, sağlıklı ve kaliteli bir yaşamın en önemli yolu erken tanı ve erken tedavidir. Bu yüzden kadınlarımızı bu merkeze tedavi ediyoruz. Ayrıca ille de kadınlarımızda bu belirtiler olmasa bile hatta hiç hasta olmasalar bile buraya gelip meme kontrolü yapabilir ve burada uzmanlar tarafından meme tanımı konusunda eğitim de alabilirler. Ayrıca merkezimiz, il genelinde aile hekimleriyle bağlantı kurarak tüm kadınların telefon numaralarını alıyoruz ve tek tek onları arıyoruz ve merkezimize davet ediyoruz.
Her 20 yaş altı kadınların kendi kendilerine meme muayenesi yapmaları gerekir. Bilmeyenler için de merkezimizde eğitimler veriyoruz. Ayrıca merkezimiz dışında da oluşturduğumuz çeşitli guruplara da eğitimler veriyoruz. 50 yaşın üzerindeki bayanlara da her iki yılda bir mamografi çekimi yapıyoruz. Ayrıca riskli gördüğümüz bayanların ultrason çekimlerini yapıyoruz.
 

KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİNİN AMACI NEDİR?
 

Bir kadının kendi meme dokusunu tanıması ve oluşabilecek her hangi bir değişikliği erken dönemde fark edebilmektir. İlle de kanser olabilecek diye bir şey yoktur. Ama bir doktor tarafından muayene edilmesi ise son derece önemlidir.
 

ERKEKLERDE GÖRÜLEN MEME KANSERİ DAHA DA TEHLİKELİDİR.
 

Meme kanseri sadece kadınlarda da olmaz. Kadınlar göre erkeklerde de görülebilir. Erkelerde ise bu hastalık daha da tehlikeli seyredebilir. Eğer erkekler de memelerinde herhangi bir değişiklik hissederlerse yani meme dokusunda büyüme sertlik, ele gelen bir sertlik tehlike arz eden bir risk faktörü olarak görülebilir.”diye konuştu.

 

 

 

 



Etiketler :         ,