MANŞETİ GÖSTER
Ekonomi / 2011-12-28 00:26:18
Sovyetler'e Kadar Uzanan Hayvan İhracatı

Sovyetler'e Kadar Uzanan Hayvan İhracatı Bir dönem Sovyetler Birliği'ne hayvan ihracatında bulunan Kars'ta hayvancılığın gelişmesi için yöredeki çiftçilere Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından Mali destek sağlanacak.

SERKA Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Tutar, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki hayvancılığın gelişmesi için "Örnek Kombine Büyükbaş Hayvancılık İşletmelerinin Geliştirilmesi" adlı proje kapsamında çiftçilere Mali desteğin sağlanacağını söyledi.
Tutar, söz konusu projeyle ilgili Mali destek oranlarının 75 bin ve 250 bin lira arasında değiştiğini belirterek, ilgili projeye başvuruların 3 Şubat 2012 tarihinde sona ereceğini ifade etti.
Projeyle ilgili bilgi veren Tutar, "Projeye başvuran çiftçilerin destek almaya hak kazanabilmeleri için bölgedeki damızlık, süt, kırmızı et birliklerinden birine üye olması, projenin hazırlığından ve yönetiminden (eğer varsa ortakları ile birlikte) doğrudan sorumlu olması, aracı olarak hareket etmemesi, proje sunan başvuru sahibinin faaliyet alanları içerisinde bulunması ve bunu belgeleyebilmesi gerekiyor" dedi.
 

-Sovyetler Birliği'ne kadar uzanan hayvan hareketliliği-
 

Tutar, kentteki hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla sahada birçok araştırma yaptıklarını ve önemli bulgulara rastladıklarını vurguladı.
Türkiye'nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Kars'ın geçmişte Sovyetler Birliği'ne hayvan ihracatında bulunduğunu hatırlatan Tutar, şunları kaydetti:
"Anadolu'nun ücra köşesine bile gitseniz Kars'ın en önemli özelliğini sayın deseniz, oradaki insanların yüzde 90'ı yaylaların çokluğunu ve inanılmaz derecede hayvancılık faaliyetlerinin varlığından söz eder. Tarihi belgeleri karıştırdığım zaman şunu çok rahat bir biçimde gördüm; 'burada meydana gelen hayvan hareketleri Lübnan'a kadar gidiyordu. Sovyetler Birliği'ne kadar böyle bir hayvancılık faaliyeti yapılıyordu'. Bölgemizdeki hayvan hareketliliğinin Sovyetler Birliği'nden Lübnan'a kadar uzandığına şahit olduğumuz bir gerçektir. Bu bize geleneksel olarak bu bölgede kültür olarak hayvancılık faaliyetinin Yaygın olduğunu gösteriyor."
Yaptıkları araştırma ve ziyaretler sırasında dış ülkelere hayvan ihracatı yapıldığına ilişkin bilgiler aldıklarını ifade eden Tutar, şöyle dedi:
"Yaptığımız ziyaretler sırasında gerek eski besiciler ve tüccarlar, gerekse de hayvan borsası yöneticilerinden Lübnan ve Sovyetler Birliği'ne kadar hayvan sattıklarına dair bilgiler aldık. Cumhuriyetimizin ilanından sonra 16 Temmuz 1937 yılında merkezi Kars olan Doğu ve Cenup Vilayetleri Mıntıkası Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği Ticaret Anonim Şirketi'nin kurulmasına dair kanun yayınlanmıştır. Bu birliğin ilk kurulduğu yıllarda 67 üyesi bulunmaktaydı. Bu üyelerin 18'i kolektif şirket, 1'i ise anonim şirketti. Birlik üyeleri bölgemiz ve diğer illerden sağladıkları hayvanları çevre ülkelere uzun yıllar ihraç etmişlerdi. Bu ihracatın gerçekleşmesinde Kars'ta bulunan Sovyetler Birliği Konsolosluğu ve sonradan kapatılan Kars Gümrük Müdürlüğünün çok etkisi olmuştu."
 

-Bölgedeki hayvancılığın durumu-
 

Tutar, başta Kars olmak üzere Ağrı, Iğdır ve Ardahan illerini kapsayan "TRA2 Düzey 2" bölgelerindeki büyükbaş hayvancılığının bölge ekonomisinde önemli bir yer edindiğini belirtti.
Tutar, şöyle konuştu: "Bölgenin coğrafi yapısı, sahip olduğu geniş çayır ve mera varlığı nedeniyle hayvancılığa elverişli durumdadır. İkliminin yem bitkisi üretimine uygun olması hayvancılığın bölgede gelişmesine katkıda bulunurken, kışların uzun ve sert geçmesi olumsuz bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Mera ve çayırların uzun süre karla kaplı olması hayvanların ahırda kalma süresini arttırmaktadır. Bölgeye genel olarak baktığımızda hayvancılığın en önemli geçim kaynaklarından biri olarak ortaya çıktığını görmekteyiz. Büyükbaş hayvancılık ve buna dayalı üretim ve ticaret (et, süt, kaşar peyniri üretimi vb.) Doğu Anadolu Bölgesi'nin ekonomik faaliyetleri arasında önemli yer tutarken, özellikle TRA2 Düzey 2 bölgesinde başat geçim kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu desteğe çıkarken temel amacımız bölgemizdeki küçük besi işletmelerinin sürdürülebilir bir büyüklüğe ulaştırılması ve hayvancılık faaliyeti için örnek teşkil edebilecek işletmelerin yaygınlaştırılmasıdır."
Bölgede hala farklı kurumların hayvancılık destekleri verdiğini anımsatan Tutar, "Bu desteklerde istenen en düşük hayvan sayısı 50 olmaktadır. Oysa biz bu programla birlikte bu sayıyı en az 20 büyükbaşa çektik. Burada yaptığımız onların yaptıklarını tekrar etmek değildir. Öncelikli amacımız küçük besi işletmelerini orta büyüklüğe ulaştırmaktır" diye konuştu.
 

-Hayvan barınağı sorunu-
 

SERKA Genel Sekreteri Tutar, bölgede hayvan barınağı sorununun yaşandığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Bölgedeki koşullara bakıldığında hayvan barınakları konusunda ciddi sorunlar olduğu görülmektedir. Çoğu barınakta yem deposu ve gübrelik olanakları bulunmamakta, hayvanların temiz hava, sıcaklık ve nem gibi çevre isteklerinin en iyi biçimde karşılanmasına dikkat edilmemekte, sağım, gübre temizliği ve yemleme gibi bakım işlerine yönelik uygun bir ortam bulunmamaktadır. Bölgeye bakıldığında etkin çalışan, başarılı kooperatif sayısının son derece az olduğu görülmektedir. Hayvanları yetersiz besleme nedeniyle kış döneminde süt verimi düşmekte, üretici varolan sütün büyük bir bölümünü kendi kullanımı için saklamakta, bu yüzden firmalar düşük kapasitelerle çalışmaktadır. Özellikle bölgede kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi ve söz konusu potansiyelin değerlendirilebilmesi için hayvancılığın sorunlarına etkili çözümler getirilmesi gerekmektedir."

 

 


 



Etiketler :         ,